Dizi olarak ne izlesem acaba?

Bugün yeni Windows 7 kurduğum bilgisayarımda torrent dosyaları için otomatik ayarları yaparken bir şeyi farkettim. Dizi müptelası olmuşum. Ezel olsun, Yaprak dökümü olsun, Arka Sıradakiler olsun Kurtlar Vadisi olsun, neyse çok uzatmayayım bu saydığım diziler sadece adlarını bildiğim diziler. Dürüst olmak gerekirse televizyonda kurtlar vadisine rastladığımda izliyorum o da reklam arası veresiye kadar. Bir de annemler bize geldiklerinde yaprak dökümünü açtırıyorlar ancak ona dayanmam mümkün değil odadan kaçıyorum. Türk dizileri ve televizyonla olan alakam bu kadarken torrent siteleri sayesinde adam akıllı dizileri günü gününe takip edebiliyorum. Peki nedir bu diziler.

Dizilere geçmeden önce kurduğum altyapıyı anlatayım ki bu kadar çok diziyi aynı anda nasıl takip edebildiğimi anlayın. Öncelikle Utorrent yazılımının RSS beslemelerini kullanıyorum. Autodownloader opsiyonu sayesinde dizi çıkıp EZTV (bir torrent release grubu) tarafından upload edildiği anda benim belirlediğim filtrelere uygunluklarına göre indirilmeye başlıyor. Çoğu zaman sabah uyandığımda indirme ya yarıya gelmiş ya da bitmiş oluyor. Dizi bilgisayarıma indikten sonra alt yazılı ya da altyazısız olmak üzere iki yol izliyor.

xboxAltyazısız olan metodda bilgisayarımda Windows Media Center kurulu bu yazılım sayesinde harddiskimdeki multimedia dosyalarını stream edebiliyorum. Bu da salondaki xboxun diziler iner inmez onları televizyondan hd kalitesinde gösterebilmesi demek. Wifi üzerinden bilgisayarım adsl router a bağlanıyor. Xbox360 da ethernet portu üzerinden modeme bağlanıyor. Kablosuz olarak dosyalar paylaşılmış oluyor. Sıkıntısı altyazıların olmaması ve microsoftun bunu pek sallamaması. Windows media player da bile altyazı oynatabilmek için directvobsub adlı 3rd parti yazılıma ihtiyaç olduğu düşünülürse Xbox360 da altyazı desteği çok uzak görünüyor.

divxplanet_r2_c8Altyazılı method ise biraz meşakkatli ancak bazı dizilerde özellikle ingiliz aksanının baskın olduğu dizilerde altta bir de altyazı olması anlamanızı kolaylaştırıyor. Bunun için en büyük yardımcım divxplanet internette alt yazı bulmak için gezdiğim siteler arasında en başarılısının bu site olduğunu söylemem gerek. Çoğu zaman popüler  dizilerin türkçe alt yazılarını yayınlandıkları aynı gün içerisinde bulmanız mümkün. Buradan altyazıları indirip film dosyası ile usb flash diske aktarıyorum. 2-3 dakika sürmesine rağmen en zor gelen bölümü bu. Sonrasında usb girişi olan bir divxplayer yardımı ile izleyebiliyorum.

Bu sayede aynı gün içinde 3 bölüm diziyi izlememiz neredeyse 2-2.5 saatimizi alıyor. Ortalama bir dizi 40 dakika civarında How I met your mother gibi diziler ise 20 dakika. haliyle ortalama bir televizyon izleyicisinden çok daha az sürede bu dizileri izlememiz mümkün oluyor. Tek kötü yanı ise normal televizyon izlerken birşey görüp de eşime göstermek istediğimde televizyon kumandasından geri sarmaya çalışıyorum olmuyor haliyle. Kaydedicili uydu anteni filan uzak bana.

Bu kadar lafını ettikten sonra bu dizilere bir göz atalım nedir ne değildir.

DEXTER

dexter Seri katil seri katili olarak açıklayabileceğimiz bu arkadaş kriminal bir laboratuvarda kan sıçrama analisti olarak çalışıyor. Eski bir polis olan babasının, içindeki canavar ruhu keşfetmesinin ardından, babasının yönlendirmeleri ile bünyesindeki öldürme iç güdüsünü hukuk sistemindeki boşluklar sayesinde kurtulan katil tecavüzcü sapık vb üzerinden tatmin ediyor. Daha başlangıçta jenerik müziği ile direkt moda sokan dizide sürekli katil kimliğini saklama çabası bulaşıcı. Özellikle kendi kendine olan konuşmaları sayesinde sizde kendinizi bir seri katil gibi düşünüyorsunuz. Sezon sonuna doğru heyecan oldukça artıyor.

Lie to Me

lietomeBu dizi yeni başlayan bir dizi henüz ikinci sezonunda konusuna gelince, İnsanın vücut hareketleri ve mimikleri gibi ayrıntılar üzerinden yalan söyleyip söylemediğini anlayarak FBI’a yardımcı olan bir özel şirketin başından geçen maceralar. İlginç yanı bir hareket mimik olduğunda zoom yapıp derinlemesine gösteriyorlar. Arkasından da bu mimikleri yalan söyleyen ünlülerin yüzünde gerçek görüntülerden gösteriyorlar. Bir süre sonra insanların yüzlerindeki ifadeleri izlemeye başlıyorsunuz ve yorumlar üretiyorsunuz. Daha fenası kendiniz bir konuşma yaparken bu tip mimikleri yapmamaya çalışıyorsunuz ancak bu da konsantrasyonunuzu iyice dağıtıyor. Ah şimdi yutkundum karşımdaki yalan söylediğimi sanacak derken gözleri kapıya kaydırıyorsunuz aha karşımdakinden gözleri kaçırdım bu daha da fena şeklinde bir sarmala düşüyorsunuz. Tehlikeli ama eğlenceli.

Flashforward

flash-forward-2 24/09/2009 tarihind Dünya üzerindeki herkes aynı anda 2 dakika 17 saniye boyunca bayılıyorlar. Bu bayılma esnasında herkes kendisinin tam altı ay sonra nerede ne yapıyor olacağını görüyor. FBI ajanlarımız bu olayın neden kaynaklandığını bulmak için çabalarken bir yandan da gelecekte olacağını gördükleri şeyleri düzeltmeye çalışıyorlar. Konu ilginç şimdiye kadar izlediğim bölümlerde başarılılar. Ancak bu da lost gibi alakasız yerlere bağlarsa bu sefer batırmazlar inşallah şeklinde bir gerginlikle izliyorsunuz. Yine de izlemeye değer.  Bu olaya da mı FBI bakıyor yahu diye düşündüğüm oluyor tabi. Ne teşkilatmış be.  Aslında Fringe departmanı ile birlikte çalışmaları lazım. Benim bu sıralar bütün dizileri karıştıralım fantastik dizi olur düşüncem var. CSI ile Lie to Me karıştır mesela mis gibi. Sanığı sorgularken yalan söyleyemiyor zaten deliller fantastik bir şekilde toplanmış mis gibi.

Fringe

fringe_ink_aithBu dizi benim gibi bilim kurgu hastalarının ihtiyacını gayet başarılı bir şekilde karşılıyor. Her bölümde ayrı bir hikaye varken bir yandan da arkadan paralel evren hikayesini işliyor ki tadından yenmez.  Hele 1. sezon son bölümde ikiz kulelerin ayakta olduğu ve walter bishopun peter için yaptıklarını görünce vay anam vay neler olmuş anasını satayım diyorsunuz ki az dizi böyle adamın ağzını açık bırakır. Prensipte indirdiğim bütün dizileri izledikten sonra silerim ne arşivliyeceğim zaten ikinciye izleyecek vaktim olmaz mantığı ile. Fringe in o bölümünü silemedim kıyamadım. Şu ana kadar da ikinci sezonda oldukça başarılı götürüyorlar. Walter Bishop kral bir insan benim nazarımda.

house_md_poster4House M.D.

Deli bir doktorun (Gerçek anlamda deli) teşhis konamayan hastaların sorunlarını bulurken yanındaki tayfayı eziklemesi üzerine kurulu bu dizi bana sorarsanız oldukça başarılı. Ancak 6. sezona gelmenin verdiği rehavet mi denir ne denir kafam sıkıldı 2 hafta ara vereyim bilmem ne şeklinde tekliyor. Diziyi izledikçe sizde de bir doktor havası oluşuyor MS dir o yok kesin beyninde tümör var şeklinde teşhislere başlıyorsunuz. Dizi de ortaya çıkan hastalıklar ilginçken asıl ilginç olan Doktor House’un laf sokmaları ve ona verilen karşılıklar. Ben bu diziyi oldukça geç keşfettim ancak yakalamam çok kısa sürede oldu. Zira arka arkaya 6-7 bölüm izlediğim günler oldu. Bu diziye dair korkum ise kendini buradaki doktorun triplerine kaptırmış bir doktorun eline düşmek. Zaten istisnalar dışında burnundan kıl aldırmayan bir güruh bir de House gazı alıp coşarlarsa vay anam vay.

V (Visitors)

Strongking-FqlQgHenüz ilk iki bölümü yayınlanmış olan bu dizi aslında çok iyi bildiğimiz çocukluğumuzda izlediğimiz ziyaretçiler dizisinin yeniden çekimi. Ben bu diziyi normalde bundan iş çıkmaz ama bir bakalım edası ile indirdim ve bu diziden sağlam iş çıkacağını gördüm. Efektler bir dizi için oldukça başarılı ve şu andaki temposu internetteki yorumlara göre hızlı olduğu söylenmesine rağmen bence oldukça başarılı. Lost’taki Juliet karakterini oynayan ablanın başrolünü oynadığı dizi başarılı olacak gibi geliyor. O Ufonun altının ekrana dönmesi ne güzel fikirdir öyle yaw. Henüz canlı canlı fare yendiğini görmedim dizide ama bunu atlayacaklarını sanmıyorum.

Nip / Tuck

niptuck_1 Biri sex bağımlısı diğeri ise düzgün bir adam olmaya çalışan ancak çevresi nedeni ile hep sakata gelen iki estetisten doktorun maceralarının geçtiği bu dizide yok yok. Cristian Troy tuttuğunu öpüyor hatta çoğu zaman tutmasına bile gerek kalmıyor. Hatta bir dost meclisinde aletini çıkarıp masanın üzerine vurup ötesine geçemiyorsanız dağılın ulen demişliği bile var. Bunun yanında nispeten düzgün bir adam olan Sean Mc Namaranın ise tabiri caizse burnu pislikten hiç çıkmıyor. Oğlu zaten Cristiandan olma. Ne zaman bi manita yapsa ayrı bir psikopat çıkıyor.  Dizide ilişkiler almış yürümüş ama öyle böyle değil her tür kombinasyon var. Mesela bu Sean Eski Karısının yeni lezbiyen sevgilisinin kızı ile takılıyor. Hele ortada bir Kimber var eski porno oyuncusu diziye giren hangi erkek varsa bir tur atıyor. Sonunda Seanın Cristiandan olma oğluna dönüyor. Ortalık bu kadar karışıkken lezbiyen olup Cristianın ağına düşen sonra da kafası iyice karışan bir hemşire var. Böyle garip bir ilişkiler yumağının ortasında garip insanlar gelip garip estetik operasyonlar istiyorlar. Bir yandan da hep bi seri katil bişeyler bunlara bulaşıyor. Aksiyon her anlamda bol. Çoluk çocukla izlemeyin ama duyduğum kadarıyla türk dizilerine de birisi yengesi ile mi ne yatmış mı kaçmış mı bu yönde bir yönelim var. Varabilecekleri son noktayı görmek adına izlenebilir.

CSI_NYCSI NY

Olay yeri inceleme ve Adli Tıp üzerine olan bu diziyi büyük çoğunluk tanıyordur diye düşünüyorum. CSI serisi aslında 3 ayrı dizi CSI orijinali CSI Miami ve CSI NY adlı iki farklı varyasyonu da sonradan çekildi. CSI Los Angeles da geçen versiyonu ilk başladığı bölüm TRT de bir süre önce yayınlanıyordu hala yayınlanıyor mu bilmem. CSI Miami de başrolde oynayan oyuncu eski bir rock şarkıcısıymış herhalde ama adama bakmaya bile dayanamıyorum yüzdeki ifadesizlik embesillik her daim aynı ifade deli ediyor. Ancak CSI NY diğrlerine göre daha çekici geliyor.  Bu dizilerde izlenen ve gösterilen yöntemler daha çok temenni niteliğinde gibi geliyor bana.En klasiği Uyduruk CCD kameradan alınan görüntüye zoom ede ede adamın kolundaki saatin markasını çıkartıyorlar.  Ya bizim kameralar çok uyduruk ya da Amerikada sokaklardaki güvenlik kameraları 50 megapiksel dedirtiyor. Ama yine de iyidir hoştur candır izlenir yani vakit geçirmek için sonuçta televizyonda bundan iyi birşey yok ki.

how-i-met-your-mother-how-i-met-your-mother-1179535_1024_768How I Met Your Mother

Bir grup gencin maceralarının anlatıldığı bu dizi bence piyasadaki en başarılı komedi dizisi. Her karakter oldukça başarılı. Barney Stinson’ın kız kaldırma taktikleri zaten facebook da dolaşıp duruyor. 20 dakikalık bu dizi kimi bölümünde sağlam gülmenize neden olabilir. Sağlam gülmek dedim de. The IT Crowd adlı bir dizi vardı şu anda yayınlanmıyor. Bu dizi Coupling ile birlikte beni gözümden yaş gelesiye kadar güldüren iki dizidir. Hemen arkasından How I Met Your Mother gelir. HIMYM anlatacağım dedim ama Coupling deki jeff’ i özledim ya. Gelmiş geçmiş en iyi komedi karakteridir dizi dünyasının. Because He is Jeff and There is No Known Cure. Daha ne olsun yaw. HIMYM güzeldir izleyin.

ozOZ

Bu dizilerin dışında artık yayınlanmayan ama arada birşey bulamayınca izlediğim çeşitli diziler de var. Bunlardan en başarılı bulduğum OZ. Bir hapisanede geçen olayların anlatıldığı bu dizi de dönen trickler olsun, raconlar olsun çok fantastik. Simon Adebisi Losttaki MR Echo ya dönüşmeden önce neydi. Ortada bir Tobias Beecher Chris Keller aşkı var. Vern Schillinger ne kadar başarılı bir oyuncudur. Bugün izlediğimiz çoğu dizide rol alan insanların nerede keşfedildiklerinin cevabı olan Oz da kesinlikle izlenmesi gerekenler listesinde.

Daha yazacak çok şey olmasına rağmen bu yazı yeterinden fazla uzun olduğu için şimdilik kapatıyorum. Bu yazıya devam niteliğinde belki Torrentten dizi indirme üzerine bir başka yazı daha yazabilirim ancak şimdilik bu kadar.

Share

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *